• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
SAĞLIK BAKANLIĞI
Takvim
ÖZEL YÖNETİLİCİLİK
http://www.erzurumapartmanyonetimi.com/
Sivrisinek İlaçlaması
 Sivrisinek İlaçlaması

Sivrisinek, çift kanatlılar (Diptera) takımının Culicidae familyasından kan emici zararlı böceklerin ortak adıdır. Kan emmek için yaklaşırken vızıltılı sesleriyle kolayca tanınan, ince uzun bacaklı narin böceklerdir. İnsan ve hayvanlardan kan emmeleri, hızla üremeleri ve çok sayıda öldürücü hastalık etkenini taşımaları sebebiyle sağlık ve ekonomik yönden en önemli vektör, dünyada 2700 civarında türü bilinen sivrisineklerdir.
Türkiye’de en önemli cinsleri Anopheles, Culex, Aedes olmak üzere yaklaşık 60 sivrisinek türünün varlığı tespit edilmiştir.

Morfoloji :

Larvaları alt familyaya bağlı olarak farklıdır. Anophelinae türleri su yüzeyine paralel (yatay) durmaları ile su yüzeyine eğik olarak asılı Culicinae larvalarından kolayca ayrılır.Pupaların baş ve göğüs kısmı tek parça hâlinde birleşmiştir; abdomenin yarısı bir yapı olarak bu birliğe bağlanmıştır. Göz çiftleri oldukça büyüktür. Diğer böceklerdeki pupların aksine, sivrisinek pupları çok hareketlidir. Abdomenin vertikal hareketleri ile hızlı, fakat düz olmayan bir hareket meydana gelir. Su yüzeyinin hemen altında bulunurlar.


Biyolojisi :

Sivrisinekler tam başkalaşımlı böcekler olup 4 evreden geçerler: Suda geçen yumurta, larva, pupa evreleri ile karada geçen ve ergin evre.

Sivrisinekler doğru bilinenin aksine kışın da hangi evrede olursa olsun yaşayabilir. Yumurtadan çıkan sivrisinek yavrularının (larva ve pupa), büyüme evrelerini tamamlayabilmeleri için küçük bir su birikintisine ihtiyaç duyar. Bu, çamurlu bir yağmur suyu, bataklık, çeltik, havuz suyu ya da teneke kapta birikmiş bir su olabilir. Ancak durgun sular sivrisineklerin tercih sebebidir. Çünkü bu sular, içerdikleri fotosentez yapabilen bitki öbekleri sayesinde, oksijence zengindirler.

Sivrisinek yumurtaları su bulunan her ortamda gelişebilirler, ancak bazı şartların sağlanması gerekir: Yumurtadan çıkacak olan larva, yetişkin bir sinek oluncaya kadar farklı evreler geçirecektir. Her evrede de yavru sineğin farklı ihtiyaçları olacaktır. Kuraklık ve aşırı sıcak da yumurtaların gelişimini engelleyebilir.

Bir sivrisineğin kan emmek için konukçusunu nasıl bulduğu tam olarak bilinememektedir. Kanda bulunan aminoasitlerin, eminlerin ve amonyağın karışımı cezbedicidir. En iyi cezbetme etkisinin nem ve sıcaklık olduğu bilinmektedir.

Anopheles yumurtaları iki ucu yukarıya doğru kıvrık , kayık tarzında ve tek tek suya bırakılırlar. Yumurtalar bazen su üzerinde dantel şeklinde küme yaparlar.
Aedes türünün yumurtaları koyu renklidirler ve suda yüzemezler.Daha çok yağmur veya kar sularının toplanabileceği nemli veya kuru zeminlere tek tek bırakırlar. Aedeslerde yumurtada larva gelişimi susuz zamanlarda da sürer. Ancak yumurtadan larva çıkışı su ile temas halinde olabilmektedir.

 

Culex türü ise yumurtaları paket halinde bırakırlar. Larvalar yumurta paketlerinin suyla temas ettiği yerden su içine çıkarlar. Ortalama 2-3 gün içerisinde açılan yumurtalardan çıkan larvalar üç kez deri değiştirerek sıcaklığa bağlı olarak yaklaşık 10 gün ila 6 ay arasında pupa dönemine girerler. Larvaların vücutları saydam bir kitinsel örtü (kutikula) ile kaplıdır. 4-5 gün süren pupa döneminin ardından başkalaşım (metamorfoz) tamamlanır ve ergin sivrisinek 5-6 dakika içinde ortaya çıkar.
 
Halk sağlığı açısından önem taşıyan Anopheles cinsi dişileri bir seferde 400’e kadar yumurta bırakabilirler. Dişi sivrisinek 1-2 aylık ömrü süresince bir ila dört döl verebilir.

 

Gündüzleri üreme yerleri çevresinde dinlenen sivrisinekler güneş batımı ile birlikte çiftleşmek veya beslenmek için uçmaya başlarlar. Sivrisinekler zayıf uçucudurlar. Genellikle kendi güçleriyle üredikleri yerlerden 500-1000 m’den fazla uçmayı tercih etmezler.
n aldıkları şeker ve proteinden oluşur. Dişiler, yumurta yapabilmek için kan emmek zorundadır. Laboratuvar ortamında bitkisel besinlerle uzun süre yaşatılabilirler fakat yumurta elde edilemez. Familya türlerinin hepsi kan emmez; tamamen bitkisel beslenenler de vardır.
Besin :
 
Larvaların besini algler, bir hücreliler ve detritusdur. Megarhinus larvaları kendi türlerine saldıracak kadar yırtıcıdır.

Taşıyıcılığı :
 
Sivrisinekler kan taşıdıkları için hastalık bulaştırma riskleri vardır. Örneğin sarı humma, fil hastalığı, batı nil virüsü ya da sıtma gibi parazit hastalıklarını taşıyabilirler. AIDS'e sebep olan HIV virüsü ise bu canlılarda gelişme ortamı bulamaz. Virüsler sivrisinekler tarafından taşınmaz.
  
2108 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Bir Telefon Kadar Yakınız
Kampanya Devam Ediyor
BETİS TEMİZLİK
www.betistemizlik.com

 
Saat
Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam25
Toplam Ziyaret184617
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.33937.3688
Euro8.66508.6997
HİDROJEN PEROKSİT

HİDROJEN PEROKSİT

HİDROJEN PEROKSİT

CAS numarası: 

7722-84-1

EC Numarası: 

231-765-0

PubChem: 

784

ChemSpider: 

763

Donma noktası : 

-0,43°C

Kaynama noktası : 

150,2°C

Molar kütle: 

34,0147 g / mol

Yoğunluk: 

1.135 g/cm3 (20 ° C, 0) 1.450 g/cm3 (20 ° C, saf)

Asitlik (pKa): 

11.75

Kırılma indeksi (nD):

 1,4061

Viskozite: 

1.245 cP (20 ° C)

Dipol moment: 

2.26 D

 

Açıklama

Standart Verileri
Kimyasal formülü H
2O2 olan renksiz ve kokusuz bir sıvı olup, suda ve alkolde çözünebilen,ortama bağlı olarak indirgen ve yükseltgen özellik gösterebilen,kimyasal olarak kararlı olmayan,yoğun sıvı formunda bir kimyasaldır. Kolaylıkla su ve oksijen vermek üzere bozunabilmektedir. % 70- 90 aralığındaki H2Oçözeltileri patlayıcı özellik gösterebilmektedir.Metal safsızlığının katalitik etki gösterdiği durumlarda bu maddenin bozulma hızı artmaktadır.Derişik halde oldukça tahriş edicidir.

Genel Bilgi

 Üretim ve Reaksiyonları

Hidrojen peroksit doğada kar ve yağmur içerisinde az miktarda bulunmaktadır. Eski zamanlarda baryum oksidin havada 500°C’ye ısıtılması ile elde edilen baryum peroksidin sülfat asidi ile muamelesinden elde edilmekteydi.

 BaO2 H2SO 4  -- › BaSO 4 H22
Suyun elektrolizi esnasında katot çevresinde meydana gelir Etil antrakinonun otoksidasyonundan elde edilebilmektedir. Derişik sülfat asidi elektroliz edildiğinde peroksidisülfat asidi elde edilir. İkincil reaksiyon olarak oluşan maddenin su ile reaksiyonundan hidrojen peroksit elde edilebilmektedir.

H2S28 2H2O -- › 2H2SO4 H2O2

Kullanım Alanları

Kimya
% 3’lük çözeltisi oksijenli su olarak,% 70’lik çözeltisi organik maddeleri ve anorganik iyonları oksitlemede kullanılmaktadır.0 luk çözeltisi perhidrol adı altında bu sektörde kullanım alanı bulmaktadır.

Tekstil
% 30-50 arasındaki konsantrasyonları tekstil sanayiinde pamuklu kumaşları beyazlatmak maksadıyla kullanılmaktadır.

Hijyen
% 3-4’lük çözeltisi oksijenli su olarak mikrop öldürücü,temizleyici olarak kullanılmaktadır.

Gıda
Gıda maddelerinde beyazlatıcı olarak kullanılabilmektedir.

Kozmetik
% 3-6’lık çözeltisi kozmetik sektöründe saç boyalarında katkı maddesi olarak ve saç sarartılması amacıyla kullanılmaktadır.

Su
Su arıtma sistemlerinde Trihalometanlar ve haloasetik asitleri azaltırken, su arıtmada hidrojen peroksit,koku azaltma,su tadı değiştirme,ozon miktarını artırma veya azaltma maksadıyla kullanılmaktadır.


Tarım
Hidroponik olarak bazı çiftçilik sulama çözümlerinde hidrojen peroksit zayıf solüsyon halinde kullanılmaktadır.

Patlayıcı
Bu sektörde organik peroksit patlayıcısı oluşturmak için kullanılmaktadır.